Jinekolojik Kanserler

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Dr. Tomris Mahirel

Kanser, ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında kalp hastalıklarından sonra II. sırada yer almaktadır.

 

GLOBOCAN 2012 verileri ile kadınlarda en sık görülen meme kanseridir.

 

Kadın üreme organlarında görülen kanser türleri olan Jinekolojik kanserler ise dünyada en yaygın olarak görülen IV. kanser türüdür.

 

Jinekolojik kanserler, dış genital sistem kabul edilen vulvadan başlayıp vajen, rahim ağzı(serviks), rahim (uterus), tüpler ve yumurtalıkları (overler) kapsamaktadır.

 

Gelişmiş ülkelerde en sık uterus kanserleri, ikinci sırada ise yumurtalık kanserleri görülürken; gelişmekte olan ülkelerde ise en sık serviks kanseri, ikinci sırada uterus kanserleri görülmektedir.

 

Jinekolojik kanserlerin belirtileri, tanı yöntem ve tedavileri, tutulan organa göre farklılık göstermektedir.

 

Bazı türleri erken belirti verdiğinden kısa sürede tamamen tedavi edilmeleri mümkün iken, hiç belirti vermeden ilerleyen kanser türleri ancak ilerlemiş fazda tanı alabilmektedir.

 

Vakaların ilerlemeden tanı alabilmesi ise ancak rutin jinekolojik kontrollerle mümkün olabilmektedir.

 

RAHİM KANSERİ

 

Jinekolojik kanser türleri içinde en sık ve her yaş grubunda görülebilse de 55 yaş ve üzeri kadınlar arasında daha yaygındır.

 

Risk faktörleri

 

  • Aile öyküsü,
  • Endometriyal hiperplazi (rahim iç duvarında kalınlaşma),
  • 55 yaşından büyük olmak,
  • Çok erken adet görmek (12 yaşından önce), geç menapoz ( 55 den sonra),
  • Hiç doğum yapmamış olmak,
  • Sadece östrojen içeren hormonal takviye (HRT) alma,
  • Obezite,
  • Diyabet,
  • Polikistik over,
  • Meme kanseri idame tedavisinde uzun süreli tamoksifen kullanımı

 

Belirtileri

 

En sık görülen belirti ara kanamalar ve menapoza girmiş kadında vajinal kanamadır. Daha ilerlemiş vakalarda; kasıklarda ve karında ağrı, şişkinlik hissi de görülebilir.

 

Tanı

 

Pelvik muayene, ultrasonografi, ışıklı aletle rahim içinin görülmesi( histeroskopi), küretajla alınan materyelin patolojik tetkiki, BT ve MR ile olur.

 

Tedavi

 

Kanserin türü ve evresine göre farklı olmakla birlikte çok erken evrede yakalanan vakalarda rahmin yumurtalıklarla birlikte ameliyatla alınması çoğu kez yeterli olmaktadır.

 

Bazı vakalarda yanı sıra ilaç ve ışın tedavisi de gerekebilir.

 

YUMURTALIK KANSERİ

 

Kadın sağlığı ve yaşamını ciddi olarak tehdit eden, her yaşta görülebilen ve jinekolojik kanserler arasında en öldürücü olanıdır.

 

 

Risk faktörleri

 

  • Ailede meme ve/veya yumurtalık kanseri öyküsü. Yumurtalık kanseri için en önemli risk faktörü kalıtımdır. Bunlar BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonu taşıyıcısı olup meme ve yumurtalık kanseri bir arada görülebilmektedir.
  • Hiç doğurmamış olmak
  • Erken yaşta adet görüp geç menapoza girmez,
  • Menapoz döneminde kullanılan östrojen ağırlıklı hormonal tedaviler,
  • Ağır diyet ve yanlış beslenme programı uygulanması,
  • Sık ve fazla sayıda kesintisiz yumurtlama tedavisi alma.
  • İleri yaş
  • Obezite

 

Belirtileri

 

İleri aşamalara kadar belirti göstermezler.

 

Karın ağrısı, mide rahatsızlıkları, şişkinlik hissi; ileri safhalarda karında ele gelen kitle ve sıvı birikmesi, basınç hissi, sık idrar, barsak problemleri, vajinal kanama, adet düzensizliği, menapozda kanama, kilo kaybı.

 

Tanı

 

Erken dönemde fark edilebilmesi için düzenli jinekolojik kontrollerin yapılması önemlidir.

  • Pelvik muayene
  • Ultrosonografi
  • Bilgisayarlı tomografi
  • MR
  • Kanda tümör markerleri,

 

Tedavi

 

Cerrahi tedavinin yanı sıra ilaç ve ışın tedavisi

 

RAHİM AĞZI ( SERVİKS) KANSERİ

 

Nedeni bilinen ve önlenebilen bir kanser türüdür.

 

Hücresel değişiklikler kanser aşamasına gelmeden tesbit edilebilmektedir.  Bu kanser türünün %99 unda etken HPV’dir.

 

  • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (HPV, AİDS, klamidya, herpes, gonore vb.)
  • Düşük sosyo-ekonomik düzey,
  • 16 yaşından önce cinsel açıdan aktif olmak,
  • Sık eş değiştirme,
  • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı
  • Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı
  • Fazla doğum
  • Dengesiz beslenme
  • Sigara: Özellikle doğum kontrol hapları ile birlikte sigara içme alışkanlığının sürdürülmesi, trombo — embolik olayların yanı sıra kanser görülme riskini 5 kat artırmaktadır.

 

Belirtiler

 

  • Kanlı vajinal akıntı,
  • Ara kanama,
  • İlişkide ağrı, ilişki sonrası kanama,
  • Kokulu vajinal akıntı,
  • Menapozda kanama,
  • İleri dönemde bacaklarda şişlik, sancılı idrar.

 

 

Tanı

 

Düzenli yapılan rahim ağzı kanser taraması bu kanser türünün erken teşhis edilmesini sağlar.

 

  • PAP test – Serviko Vajinal Smear,
  • HPV-DNA tipleme testi,
  • Kolposkopi: Rahim ağzının renkli bir solüsyonla boyandıktan sonra optik bir aletle büyütülüp şüpheli bölgeden biyopsi alınmasına olanak sağlayan ve girişimsel olmayan tanısal yöntemdir. Ağrısız bir işlem olduğundan anestezi gerekmez. Ancak müdahaleden önceki 48 saat içinde vajinal tablet, tampon kullanmamak, temasta bulunmamak gerekir.
  • Biyopsi ve ECC (Endoservikal kanal küretajı)

Serviks kanseri için tarama programı uygulamayan ülkelerde sıklığı 50/100.000 iken, bu programın tam olarak uygulandığı ülkelerde bu 10/100.000‘dir.

 

Tedavi

 

Pek çok kanser türünde olduğu gibi cerrahi ön plandadır. Ancak hangi tedavi yönteminin uygulanacağı ya da birden fazla tedavi gerektiren vakalarda tedavi planı hasta ile ilgilenen jinekolog ve onkoloğun ortak kararı ile olmaktadır.

 

Jinekolojik kanserlerde taramanın önemi:

 

Günümüzde 200 den fazla HPV tipi mevcuttur.

 

Düşük riskli tipler genital siğillere yol açarken, en fazla görülen yüksek riskli tipler olan 16, 18 ile orta riskli tipler olan 31, 33, 35, 39, 51, 52, 56, 58 ve 66 kansere neden olmaktadır.

 

Kadın popülasyonun %75-80’i ömürleri boyunca HPV ile bulaş almaktadır.

 

30 yaşından önce bu tip bir enfeksiyona maruz kalan kadınların büyük bir kısmında genellikle bir yıl içinde HPV’den temizlenmesi mümkündür. Ancak temizlenmeyip enfeksiyonun devamlılık gösterdiği vakalar vajinal smear — HPV tiplemesi takipleri, kolposkopik muayene — serviks biyopsileri ile tespit edilmektedir.

 

18 yaşını doldurmuş ve seksüel yaşantısı olan her kadının yılda bir kez smear test kontrollerini yaptırması gerekmektedir.

Ülkemizde de rahim ağzı kanserini önleyici ikili ve dörtlü aşılar kullanılmakta ve devletin aşı uygulamaları protokolleri arasında yer almaktadır.

 

İkili aşı Tip 16-18; dörtlü aşı ise Tip 6-11-16-18’ e karşı bağışıklık sağlamaktadır. Ancak aşı olanların da virüsün farklı tipleriyle karşılaşma olasılığı nedeniyle rutin tarama programına devam etmeleri son derece önemlidir.

 

Aşı uygulamaları;

 

  • 9-11 yaşta 6 ay ara ile 2 doz,

 

  • 12-26 yaş ve üzerinde 3 doz önerilmektedir.

 

Kanser ne kadar erken yakalanırsa hastanın yaşam süresi o kadar iyidir.

 

Geç kalınmış vakalarda survi daha kötü olmakta kanser, komşu doku ve organlarla uzak organlara yayılım göstermektedir.

 

Kanser tanısı almak, kadın için bir travmadır.

 

Erken tanı, tedavi ve yaşam kalitesinin artırılabildiği kanser türleri göz önüne alındığında korunma ve erken tanının önemi artmaktadır.