Düşünme Nedir?

Felsefe Öğretmeni

Merve Canbay Aksu

 

Düşünüyorum,o halde varım.”

Rene Descartes

 

 

Düşünme Nedir?

Doğru ve Etkili Düşünme Öğrenilebilir mi? 

Çocukların Düşünme Becerilerinin Geliştirilmesi İçin Neler Yapabiliriz?

 

Dünya’ya geldiğimiz andan itibaren birçok alışkanlıklar kazanmaya başlıyoruz. Kazandığımız bu alışkanlık bizim toplumumuza, kültürümüze, ailemize ve sahip olduğumuz kişiliğe göre farklılıklar gösteriyor. Alıştığımız, yapmaktan zevk aldığımız veya yapmaktan hoşlanmadığımız şeyler bizim kişiliğimizi şekillendirmeye başlıyor. Kişiliğimizi şekillendiren bu alışkanlıklardan bir tanesi de düşünme alışkanlığıdır.

 

Akıl sahibi her insan düşünme becerisine sahiptir. Sahip olduğumuz bu becerinin doğru ve etkili kullanılması, geliştirilmesi veya tembelleşip körelmesi yaşamın ilk yıllarında içinde bulunduğumuz çevre ile yakından ilgilidir.

 

Her insan düşünme faaliyeti gösterir. Bizim amacımız, düşünme becerilerinin geliştirilmesi ve insanı diğer tüm canlılardan ayıran, bizi biricik yapan düşünebilme özelliğimizin desteklenmesini sağlamak olmalıdır. Peki gerçekten düşünme nedir?

 

Düşünme, beynimizdeki ön bilgilerin ve tecrübelerimizin akıl ile yorumlanmasıdır. Kişi ve nesnelerin yerini tutan simgeler aracılığıyla yaptığımız zihinsel etkinliklerdir. Aynı zamanda akıl  yürütme, anlama, karar verme, yargılama gibi yüksek zihinsel süreçlerden yararlanarak soyutlamalara ulaşma, kavram oluşturma ve problem çözme işidir.

 

 

Kullandığımız en yaygın düşünme biçimleri ise:

 

  • Yansıtıcı düşünme:

 

Geçmişten ve deneyimlerden ders çıkarmak, öz eleştiri yapmaktır. Deneyimlerle bilgi edinerek ve bu bilgileri paylaşarak yeni etkileşimlere aktarmaktır. Öğrenilenleri bu düşünme becerileri ile yeni durumlarda kullanabilmektir.

 

  • Yaratıcı düşünme:

 

Bilinenlerden yola çıkılarak yeni, özgün bir senteze ulaşmaktır. Yeni çözüm yolları bulma, yeni yaşantı, deneyim, fikir ve ürün ortaya koymaktır.

 

  • Eleştirel düşünme:

 

Genel olarak derinlemesine düşünmeyi ifade etmekle birlikte çoklu zekayı kullanan, problem bulup çözen, aktif öğrenmeye dayalı rasyonel ve mantıklı yöntemi olan yaratıcı bir düşünme biçimidir.

 

  • Analitik düşünme:

 

Bir bütündeki her bir parçanın analiz edilerek bütün-parça ilişkilerinin incelendiği düşünme becerisidir.

 

  • Metabilişsel düşünme:

 

Bireyin neyi bilip bilmediğini bilmesidir, farkında olmasıdır. Eksiklerini bilir, konuyu nasıl öğreneceğini bilir ve ona göre çalışma yöntemleri uygular.

 

Öncelikle şunu unutmayalım ki :”Her çocuk, her birey birbirinden farklıdır.” Neyi, nasıl düşündüğümüz, aklımızı nasıl kullandığımız, bilgileri akıl süzgecinden geçirişimiz herkesten farklı şahsımıza münhasırdır.

 

Maruz kaldığımız sınırsız bilgi kaynaklarının hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu seçmekte zorlanırız. Bu yüzden sorgulama, karar verme, problem çözme, araştırma becerilerine sahip olmak artık bir zorunluluk halindedir. Aldığımız bilgiyi akıl süzgecinden geçirip, sorgulayıp, araştırıp, karar vererek işlemeliyiz. Bu şekilde işleyebilmenin yolu eleştirel düşünebilen birey olmaktan geçmektedir.

 

Çocukluk yıllarında kazandığımız düşünme becerileri ile olumlu veya olumsuz olarak anlamlandırdığımız hayatı yaşarız. Bu nedenle hayatımız boyunca doğru kararlar almak ve bunları yaşamamıza entegre edebilmek için doğru ve etkili düşünme becerilerini kazanmamız gerekir.

 

Peki anne baba olarak çocuklarımızın tüm hayatını etkileyecek her şeyin yapıtaşı olan düşünme becerilerini etkili ve doğru bir biçimde nasıl kazandırıp geliştirebiliriz?

 

  • Sorduğu hiçbir soruyu yanıtsız bırakmayın, merak duygusunu incitmeyin.

 

Ben daha üç yaşındayken çok soru soran, her şeyi merak eden, sonsuz sorularımla sınırları zorlayan bir çocukmuşum. Babamın o zamanlar kendine vermiş olduğu bir söz varmış : “Benim kızım bana günde bir milyon tane soru da sorsa hepsini cevaplayacağım.” Işık yakmışım aslında kişiliğimin nasıl olacağına dair, mesleğimi, felsefeci olacağımı. Edindiğim her bilgiyi sorgulayacağım, neden sorusunu çok soracağım, hayal gücümün ve merakımın asla körelmeyeceği çocukluğumdan belliymiş. Bu ışığı besleyen, söndürmeyen ebeveynlerim sayesinde değil mi? Soruların ve verilen yanıtların, ilginin, köreltilmemenin müthiş etkisini gördünüz mü ?

 

Minicik zihinde size anlamsız gelen ama ona müthiş farklı gelen keşifleri için sorduğu soruları her daim cevaplayın. Karşınızda gerçekten öğrenmek isteyen bir birey olduğunu unutmayın. Gerekiyorsa araştırma yapın, okuyun, çocuğunuzla birlikte öğrenin ama o zihnin ışığını hiçbir zaman söndürmeyin.

 

Çocuklarınızın size sorduğu her bir soruya sadece cevap vermekle de kalmayın. Daha da merak, düşünme şevki için görsel, işitsel, kinestetik yollarla cevaplarınızı destekleyin ki cevaplar havada kalmasın, zihinde yer edinsin.

 

  • Soru sormaya teşvik edin.

 

Çocuklarımızın her konuya, olaya merakla yaklaşmalarını desteklemeliyiz. Neden ve nasıl sorularını kullanmalarını sağlamalıyız. Çocuğunuza neden ve nasıl içeren sorular sorarak işe başlayabilirsiniz. Örneğin; sence papatyalar neden ilkbaharda açıyor? Gibi bir soru ile tüm mevsimlerden, bitkilerden bahsedebilirsiniz. Onu düşünmeye, beyin fırtınası yapmaya ve sorgulamaya teşvik etmiş olursunuz. Sizden aldığı örnekle size türlü türlü sorular sormaya başlayacaktır.

 

  • Bütün problemlerini siz çözmeyin.

 

Problemin kaynağını bulması, çözüme ulaşması için kendisinin düşünmesini sağlayacak sorular sorun. Yönlendirici sorularla, minik ipuçları vererek onun düşünmekten ve problemlerini çözmekten korkmasını engelleyin. Ne, nasıl, nerede gibi sorular sorarak çözümü veya cevabı kendisinin bulması için teşvik edin.

 

Daha fazla bilgiye ulaşması için araştırma yapmasını isteyebilirsiniz. Bir konu hakkında daha fazla bilgi edinmesini sağlayarak eleştirel düşünme becerisini destekleyebilirsiniz. Konu hakkında araştırma yapabileceği dergi ve kitap gibi kaynaklara yönlendirebilirsiniz.

 

  • Çocuk gibi yaşamalarına, oyun oynamalarına fırsat tanıyın.

 

Oyunlar çocukların zihni için çok besleyicidir. Çocuklar oyun oynarken yeni bir şeyler dener, bozar bir daha deneyip test eder. Onlara sonsuz deneyimler sunar. Hayal gücünü kullanıp oyunu farklılaştırır, düşünerek istediği şekilde yönlendirip kontrol eder. En basitinden çocuğun bir bebeği giydirirken, arabayı sürerken aklından geçen onlarca hayal ve düşünceler onu besler. Neyi beğenip beğenmediğine karar verir, hoşuna gideni gitmeyeni bilir. Neyi nasıl oynamak istediğine karar verir, paylaşmak ister, paylaşmak istemez sahiplenir… Yani oyun deyip geçmeyelim, çocuklarımıza bunları yaşaması için fırsatlar tanıyalım.

 

  • Sabrınızın tüm sınırlarını zorlayan çocuğunuz karşısında sabırlı olun.

 

Eğer düşünme becerilerini geliştirmek, merakını canlı tutmak ve onun her daim yanında olmak için yola çıktıysanız, hiçbir konuda aceleci davranmamalı, sorgusuz sualsiz onu yargılamamalısınız. Çocuğunuz milyon tane soru ile size gelirken hepsini bıkmadan üşenmeden cevaplamalısınız. Her zaman cevaplarını bileceğiniz sorular gelmeyecek tabii. Öyle zamanlarda onunla birlikte araştırarak, öğrenerek hem kendinize hem de çocuğunuza katkı sağlayabilirsiniz. Böylelikle hem zamanı kaliteli değerlendirmiş olacaksınız hem de her daim yanında, bilgili, ilgili bir ebeveyn olacaksınız.